Bu Ülke Hukuktan Muaf, Tek Tiplerin Muz Cumhuriyeti Değildir!

Son KHK’lar insanlık onurunu hedefleyen ve sokaklarda sivil milislere meşruiyet sağlayan yeni çatışma hamlesidir!

OHAL ilanından bu yana ülkeyi KHK’larla yöneten AKP iktidarı, son çıkardığı 695 ve 696 sayılı KHK’larda ülkeyi çok tehlikeli bir noktaya doğru itmektedir.

Bir yandan kamudan ihraçlar devam etmekte, sayısı yüz elli bine yaklaşan ihraçlara yenileri eklenerek yeni mağduriyetler yaşatılmakta, diğer yandan yapılan düzenlemelerle ülkede çok tehlikeli gelişmelerin önü açılmaktadır.

Yayınlanan 696 sayılı KHK ile çeşitli toplumsal olaylara müdahalede bulunacak yetkisiz ve resmi görevli olmayan kişilere de yasal dokunulmazlık zırhı getirilmiştir. Bu düzenleme ile silahlanmış çeşitli paramiliter gruplara toplumsal olaylara müdahale etme olanağı tanınmaktadır.

AKP’nin bir süreden beri toplumun çeşitli kesimlerinin silahlanmasına göz yumduğu, silahlı bazı grupların hızla örgütlendiği ifade edilmekteydi. Yapılan düzenleme bu yöndeki haberleri doğrular niteliktedir ve bu gruplara serbest bir şekilde hareket etme olanağı tanımaktadır. Resmi ya da sivil herhangi bir bireyin nedeni ne olursa olsun hukuktan muaf tutularak yasal koruma zırhı altına alınması tüm evrensel değerlere aykırıdır.

Darbe dönemlerini aratmayan uygulamalarla sivil demokratik siyaseti paralize edilerek etkisiz hale getiren, Meclisi işlevsizleştiren, sokaktaki demokratik muhalefeti korku, baskı ile susturmayı hedefleyen AKP iktidarı, artık her ihtiyaç duyduğunda sokağı silahlı milis güçleriyle kontrol etmeyi, etkisiz kılmayı planlamaktadır. Bu, Türkiye’yi bugünkünden daha derin bir kutuplaşmaya ve iç savaşı olanaklı kılan sonuçlara götürecek çok tehlikeli bir girişimdir.

Son KHK ile alınan bu karar, AKP’nin demokratik yollarla iktidarı terk etmek niyetinde olmadığının ifadesi anlamına gelmektedir. Unutulmamalıdır ki bu tür uygulamalar demokrasi dışı eğilimlerin güçlenmesine yol açmaktan başka bir işe yaramayacaktır. AKP, çok geç olmadan bu tehlikeli gidişten vazgeçmelidir. Bugünkü sorunlardan tek çıkış yolu, sivil demokratik siyaset zemininin güçlendirilmesinden geçmektedir.

Yine son KHK ile tutuklu ve hükümlülere dayatılan tek tip elbise zorunluluğu, zaten çok kırılgan olan toplumsal hayatımızın temeline yerleştirilmiş yeni bir dinamit niteliğindedir. İnsanlık onurunu hiçe sayan, temel insan haklarına aykırı bir uygulama olan tek tip elbise dayatması ne darbe dönemlerinde ne de diğer baskı dönemlerinde sonuç vermemiştir. Mevcut iktidar geçmişten ders almalı ve bu uygulamadan derhal vazgeçmelidir.

Yine unutulmamalıdır ki, daha çok askeri faşist darbe dönemlerinden bildiğimiz bu sınır tanımayan düzenlemeler, halkın baskıya karşı direnişini daha çok meşrulaştırmaktadır.

Yeşil Sol Parti olarak;

AKP ve ittifaklarının, Türkiye’yi demokrasiden daha da uzaklaştırmakta olduğuna, çok kültürlü, çok kimlikli toplumsal yaşamımızı yok sayarak, birey temel hak ve özgürlüklerini hedef almış olduğuna dikkat çekerek, demokrasiden, özgürlüklerden yana olan bütün kesimleri birlikte mücadeleye davet ediyoruz.

Demokratik taleplerle, insanlık onuruna yakışan, barış içinde bir yaşam için mücadele etmenin ve direnişi büyütmenin kaçınılmaz bir görev olduğunu bir kez daha ifade etmek istiyoruz.

26 Aralık 2017
Eylem Tuncaelli – Naci Sönmez
YEŞİLLER VE SOL GELECEK PARTİSİ
EŞ GENEL SÖZCÜLERİ